Home Makalelerimiz Yaptırım (Sanction)

Yaptırım (Sanction)

by Ahmet
0 yorum Yap

Yasal anlamda, ilgili kanunlarla hatları çizilmiş, genel kabul görmüş bir disiplini uygulamada yasalara, kurallara, mevzuata ve düzenlemelere itaat etmeyi teşvik etmek için kullanılan cezalar veya diğer uygulama araçlarını ifade eder.

Cezai yaptırım, kanunda suç olarak öngörülmüş olan bir davranışın karşılığındaki yaptırımdır. Ceza, suç işleyen kimseye karşılık olmak ve tekrar suç işlemesini önlemek (caydırıcılık) amacıyla uygulanır. Cezai yaptırımlar, kişinin özgürlüğüne yönelik hapis, malvarlığına yönelik para, bedenine yönelik kırbaçlama vs. gibi, haklarına yönelik belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakma, hayatına yönelik idam gibi ağır, ciddi cezalar şeklinde kişi üzerinden toplumu uyarır ve toplumun ders almasını sağlar. Veyahut, kişinin kendisi korkutulur ve suçun tekrarına engel olunur. Özel (bireysel) önleme olarak anılan bu görüşe göre cezanın amacı, suçlunun ıslah edilmesi ve tekrar suç işlemekten caydırılmasıdır.

Çağdaş hukuk düzenleri adaletin ve cezanın intikam olmadığı görüşünü idrak etmiş ve benimsemiştir. Modern hukuk ceza alanında caydırıcılığı, engellemeyi ve ıslahı; medeni alanda ise yerine koymayı ve hakların korunmasını amaçlar. Medeni hukuk bağlamında, yaptırımlar genellikle bir davanın tarafına veya avukatına, usul kurallarını ihlal ettiği veya yargı sürecini kötüye kullandığı hallerde uygulanır.

Yaptırım, yasal bir anlaşma yapmak anlamına gelir. Kelime (Sanction), kutsal kılınmak için kutsaldan türemiştir. Yasal bir anlaşma veya yaptırım, davranışa kurallar, onaylar, yönergeler ve cezalar getirir. İçeriğe bağlı olarak ya bir izin ya da kısıtlama olabilir, çünkü kelime bir otomatik zıtlıktır. Hesap verebilirlikle ilişkili bir unsur olarak tanımlanır ve bu sorumluluğun gerçekleşmesinin (veya gerçekleşmemesinin) gerekçelendirilmesinden kaynaklanan sonuca karşılık gelir.

Yaptırım Türleri
  • • Ekonomik Yaptırım – Tipik olarak, belirli sektörlerle, veya belirli istisnalarla sınırlı bir ticaret yasağı
  • • Diplomatik Yaptırım – Elçilikler gibi diplomatik bağların azaltılması veya kaldırılması
  • • Askeri Yaptırım – Askeri müdahale, kısıtlama, sınırlama
  • • Spor Yaptırımı – Bir ülkenin insanlarının ve takımlarının uluslararası etkinliklerde rekabet etmesini engellemek
  • • Çevreye İlişkin Yaptırım – Uluslararası çevre koruma çabalarıyla ilgili yaptırımlar

Ekonomik Yaptırım

Ekonomik yaptırımlar, hedef alınan bağımsız bir devlete, gruba veya bireye karşı bir veya daha fazla ülke tarafından uygulanan, yerel ve uluslararası amaçlara ulaşılmayı hedefleyen ticari ve mali cezalardır. Ekonomik yaptırımlar, yalnız ekonomik koşullar nedeniyle zorunlu olarak uygulanmaz, çeşitli siyasi, askeri ve sosyal sorunlar için de uygulanabilir.

Ekonomik yaptırımlar, lafın gelişi, uygulayan ülke ile söz konusu yaptırımların muhatabı olan ülke arasında iyi ilişkiler kurmayı amaçlamaktadır. Ancak yaptırımların istenmeyen sonuçlarına karşın etkinliği tartışmalıdır. Bu durumda, yaptırımı uygulayan tarafın niyeti önem kazanır.

Ekonomik yaptırımlar, tamamen ekonomik nedenlerle uygulanan ticari yaptırımlardan farklıdır ve genellikle ticaret yasaklarından ziyade gümrük tarifeleri veya benzer önlemler şeklini alır. Çeşitli ticari engelleri, tarifeleri ve mali işlemlere ilişkin kısıtlamaları içerir.

Ambargo

Ambargo ise benzer bir durum olmakla birlikte, genellikle ulusal anlamda, doğrudan, daha sert bir yaptırımı ifade eder.

Bir ambargo, engelleme anlamına gelir. Ticaret terminolojisinde ticaret yasağı ve hukuki tabirle, kelimenin tam anlamıyla “sınırlama”, belirli bir ülkeyle ticaretin kısmen veya tamamen yasaklanmasıdır. Ambargolar, empoze eden ülkenin, uygulandığı ülkeden belirli bir ulusal çıkar elde etme çabasıyla direttiği güçlü diplomatik önlemler olarak kabul edilir. Savaş eylemi olarak kabul edilen ablukalarla karıştırılmaması için ticaretin önündeki yasal engeller olarak kabul edilir. Bir devletin çeşitli ekonomik durumlarda ambargo uygulaması zorunlu olabilir, bu nedenle illa savaş olması gerekmiyor. İhracatı veya ithalatı sınırlamak veya yasaklamak, miktar için kota, özel geçiş ücretleri, vergiler koymak, nakliyat veya nakliye araçlarını yasaklamak, navlunların, varlıkların, banka hesaplarının dondurulması veya el konulması, belirli teknolojilerin veya ürünlerin taşınmasının sınırlandırılması anlamına gelebilir.

Ambargolara yanıt olarak, ağır ambargoya maruz kalan alanda genellikle kapalı bir ekonomi veya otarşi gelişir. Otarşi, ekonomik yapının dış yardım almadan ya da uluslararası ticaret yapmadan hayatta kalarak faaliyetlerini sürdürebildiği durumlarda geçerlidir.  Dolayısıyla ambargoların etkinliği, uluslararası katılımın kapsamı ve derecesi ile orantılıdır. Ambargolar, bazı ülkeler için kendi kendine yeterliliği geliştirmek için hızlı bir fırsat da olabilir.

Bir rakibe yaptırım uygulamak, aynı zamanda, ambargoyu ilan eden, heybetli, egemen ülkenin ekonomisini de etkileyebilir. İthalat kısıtlamaları getirildiğinde, empoze eden ülkedeki tüketiciler sınırlı mal seçeneklerine sahip olabilir ve bir arz eksikliği söz konusu olur. İhracat kısıtlamaları getirilirse, empoze eden ülke rakip ülkelerdeki pazar ve yatırım fırsatlarını kaybedebilir.

Yaptırım

Uluslararası Yaptırım

Uluslararası yaptırımlar, ülkelerin, çok taraflı veya bölgesel kuruluşların, devletlere veya kuruluşlara karşı ulusal güvenlik çıkarlarını korumak veya uluslararası hukuku korumak, uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditlere karşı savunma yapmak için diplomatik çabalarının bir parçası olan siyasi ve ekonomik kararlardır. Bu kararlar, temel olarak, güvenlik endişeleri artık geçerli olmadığında, veya yeni bir tehdit ortaya çıkmadığında kaldırılan ekonomik, ticari, diplomatik, kültürel veya diğer kısıtlamalara, yaptırım tedbirlerine yönelik geçici, motive edici dayatmayı içerir.

Birleşmiş Milletler Şartı’na göre, yalnızca BM Güvenlik Konseyi, tüm BM üye devletlerinin uyması gereken yaptırımları uygulama yetkisine uluslararası topluluk tarafından sahiptir. Uluslararası barış ve güvenliğe yönelik tehditleri önlemek veya bunları çözmek için uluslararası toplumun en güçlü barışçıl organı olarak hizmet ederler. Yaptırımlar askeri güç kullanımını içermez. Bununla birlikte, yaptırımlar bir çatışmanın diplomatik çözümüne yol açmazsa, güç kullanımına Güvenlik Konseyi tarafından ayrıca izin verilebilir.

BM yaptırımları, stratejik çıkarları korumak için münferit ülkeler tarafından uygulanan tek taraflı yaptırımlarla karıştırılmamalıdır. Tipik olarak güçlü ekonomik baskı unsuru olarak kullanılan tek taraflı yaptırımlar altında uygulanan önlemler, zorlayıcı diplomatik çabalar, ekonomik savaş veya savaşın başlangıcı olarak değişebilir.

Diplomatik Yaptırım

Diplomatik yaptırımlar, ekonomik veya askeri ilişkileri etkilemekten ziyade diplomatik ve politik yollarla belirli bir eylemin onaylanmadığını göstermek veya hoşnutsuzluk ifade etmek için alınan politik önlemlerdir. Önlemler, üst düzey hükümet ziyaretlerinin sınırlandırılmasını veya iptalini veya diplomatik misyonların veya personelin sınır dışı edilmesini veya geri çekilmesini içerir.

Pragmatik Yaptırım

Pragmatik bir yaptırım, bir hükümdarın birincil öneme sahip bir konuda verdiği ciddi kararnamedir ve temel hukuk gücüne sahiptir. Daha spesifik bir örnek olarak bir İmparator tarafından çıkarılan ferman gösterilebilir. Çağdaş ilişkilerde pek yeri olmayan, eleştirilere kapalı, katı bir yaptırım şeklidir. Eyleme dayalı bir düşünce yapısıyla, işin nasıl yapıldığından ziyade nereye vardığı önemlidir.

Pragmatik yaptırımlar, teorik olarak ideal durumun tartışılmasına gerek kalmadığı kararına varılan ve kurallarda bir değişikliğin gerekli olduğu durumlarda baş vurulan katı yaptırımlardır. Yaptırımı uygulayan, kendi doğrularıyla hareket etmektedir.

Yorum

Yaptırımlar, bir ulusun ekonomisini olumsuz etkilediği ve sıradan vatandaşlar üzerinde ikincil zarara neden olabileceği için insani gerekçelerle eleştiriye açıktır. Yaptırımların hedef alınan ülkede insan haklarına zarar verebileceği gibi, ticaret kısıtlamalarındaki dayatmanın, hükümet seçkinlerinin aksine yalnızca sıradan insanlara zarar verme ihtimali göz ardı edilmemelidir. Bu tür uygulamaların adeta bir kuşatma savaşına dönüştüğü durumlar bazıları için acımasız sonuçlar doğurabilir. Muhtemel bir zincirleme reaksiyonun hangi riskleri tetikleyip, ne çapta bir risk oluşturacağı etraflıca analiz edilmeli.

Yaptırımlar aciz bölge insanlarının ve tüm kaynaklarının istismarına yönelik böl, parçala, yönet, mantığıyla kurulan sistem yöneticilerinin en kullanışlı enstrümanı haline gelmektedir. Güçlü tarihi, kültürel, doğal, coğrafi, jeopolitik, ekonomik miras ve temellere sahip olmayan, sınırlı emtia ve hizmete dayalı sığ ekonomiler, egemen güçler tarafından yaptırım tehditleriyle adeta çağdaş bir kölelik uygulamasına maruz kalıyorlar. Kendi ülkelerinin başkaları tarafından sevk ve idare edilmesine, hatta tek kurşun atılmadan sınırlarının çizilmesine, değişmesine boyun eğmek durumunda kalıyorlar.

İşletmeler

Şirketler, hedeflenen ihracat hedefi için geçerli olan ambargoların farkında olmalıdır. Ambargo kontrolünü takip etmek hem ithalatçılar hem de ihracatçılar için zordur. Diğer ülkelerle ihracat veya ithalat yapmadan önce, öncelikle ambargoların veya yaptırımların ihlaline yönelik istenmeyen cezai tedbirlerle karşılaşma riskinin farkında olunmalıdır. İlgili düzenlemeleri analiz ederek, ambargo uygulanan ülkelerle yaptırıma konu olan ticari ilişkilerin bilincinde olarak hareket etmeliler.

Bazen bir ülkenin siyasetinin değişmesiyle durum daha da karmaşık hale gelir!

Yorum Yap