Jeopolitik risk primleri kısa vadeli fiyat belirleyicisi olmaya devam ediyor. ABD’nin İran’ın nükleer programı konusunda günler içinde anlaşmaya varmaması durumunda bir çatışmanın patlak verebileceğini söylemesinin ardından, petrol fiyatları Cuma günü yükselerek üç haftanın ardından ilk haftalık kazancına doğru ilerledi. Petrol fiyatları altı ayın en yüksek seviyelerinde seyrediyor.
Brent petrol vadeli işlemleri 04:37 GMT itibariyle 25 sent veya %0,4 artarak 71,91 dolara, WTI petrol ise 31 sent veya %0,5 artarak 66,74 dolara yükseldi.
Fiyatlar, Trump’ın İran’ın barışçıl olduğunu ancak nükleer programı konusunda anlaşmaya varmaması durumunda “gerçekten kötü şeyler” olacağını söylemesinin ardından Perşembe günü altı ayın en yüksek seviyesinde kapanmıştı. Trump, 10 ila 15 günlük bir zaman dilimi belirlemişti.
Bu arada, Hürmüz Boğazı’nı askeri tatbikatlar için geçici olarak kapatmasından günler sonra İran, Rusya ile rutin bir deniz tatbikatı planlarını açıkladı.
Hürmüz Boğazı’ndan kaynaklanan potansiyel arz risklerine ilişkin endişeler piyasaları alt üst etti ve ham petrol fiyatlarını altı ayın en yüksek seviyelerine çıkardı.
İran, küresel petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın karşısında, petrol zengini Arap Yarımadası ülkeleriyle birlikte yer almaktadır. Bölgedeki çatışmalar, küresel pazara giren petrol arzını sınırlayabilir ve fiyatları yükseltebilir.
Tüm jeopolitik karışıklıklarla ilgili olumlu bir gelişmeyi beklemek üzere beklemeye alınan piyasalar, olumlu bir anlaşma olmadan bırakılıyor. ABD-İran nükleer görüşmelerinin birden fazla turunun başarısız olması şaşırtıcı değil; yatırımcılar, mevcut sorunların fiyatlar üzerindeki etkisiyle ilgili herhangi bir gelişme olasılığını tartışıyor.
Analistler, arzın yeterli olduğunu söylüyor. Petrol fiyatlarını destekleyen diğer faktörler arasında, dünyanın en büyük petrol üreten ve ihraç eden ülkelerinde azalan ham petrol stokları ve sınırlı ihracat yer alıyor. Enerji Bilgi İdaresi’nin (EIA) Perşembe günü yayınladığı rapora göre, ABD ham petrol stokları 9 milyon varil azaldı, rafineri kullanım oranı ve ihracat ise arttı.
Dünyanın en büyük petrol tüketicisi olan ABD’de faiz oranlarının nasıl şekilleneceğine dair endişeler, petrol fiyatlarındaki artışı sınırladı.
Son Fed tutanaklarında faiz oranlarının sabit kalacağı veya enflasyon yüksek kalırsa daha fazla faiz artırımı riski olduğu yönündeki işaretler, talebi sınırlayabilir.
Düşük faiz oranları genellikle ham petrol fiyatlarını destekleyici olarak görülüyor.
Piyasalar ayrıca, OPEC+ içindeki görüşmelerin Nisan ayından itibaren petrol üretiminde yeniden artış olacağını öne sürmesiyle birlikte, bol arzın fiyatlar üzerindeki etkisini de değerlendiriyor.
2025’in ikinci yarısında görülen petrol fazlasının Ocak ayında da devam ettiği ve muhtemelen süreceği görülüyor. Bu, aşırı stok birikimini önlemek için 2027’de günde 2 milyon varil üretim kesintisi gerekeceği anlamına geliyor.

