Küresel ekonomiyi zorlu bir 2020 bekliyor

Küresel ekonomiyi zorlu bir yıl bekliyor

Makroekonomik kaygılar ve jeopolitik faktörlerin küresel iş dünyasını etkilediği bir yıldan sonra, 2020 görünümünün farklı olmayacağı muhtemel. 2019’da tanık olduğumuz onlarca ve de dünya genelinde hemen hemen her ülkenin muhatap olduğu onlarca çalkantının üzerine 2020 yılında ABD’de cumhurbaşkanlığı seçimleri ve Qassem Soleimani’nin öldürülmesi gibi eylemler ekonomik dalgalanmaları tetikleyecek.

İyi haber, küresel ekonomik büyümenin 2020’nin ilerleyen günlerinde artması bekleniyor. Hem Uluslararası Para Fonu (IMF) hem de Dünya Bankası gayri safi yurtiçi hasılada (GSYH) yüzde 3’ün biraz üzerinde ya da hemen altında toplam büyüme bekliyor.

Bu beklenti, esas olarak dünya merkez bankalarının daha gevşek para politikaları sayesinde geçen yıldan biraz daha iyi. Ancak IMF’nin son raporunda uyardığı gibi, aşağı yönlü riskler görünüme hakim.

Gelişmekte olan piyasaların zayıflığı, ticaret savaşları, dünyanın şaşırtıcı borç batağı gibi birçok değişken var. Baskın olan petrol sektörü kaprislerle mücadele etmeyi sürdürecek. Enerji uzmanları arasında ham fiyatların tahmini konusunda çok az fikir birliği var, 60-70 $ aralığında bir tahmin sürpriz değil.

Bağdat’ta Soleimani’nin ölümünden sonraki saatlerde petrol üreten ülkelerin ihracatta sıkıntı yaşama korkularıyla küresel piyasalarda yüzde 3’lük bir artışla 68 dolara yükseldi. Ancak, Petrol fiyatları, ABD ile İran arasındaki gerginliğin petrol arzında sıkıntıya neden olmaması ile birlikte saldırılar öncesi seviyelerde istikrar buldu

Düşük fiyatlar, petrol üreten ülkeler için daha az gelir, daha az ekonomik özgürlük, büyüme tahminlerinde daha fazla belirsizlik ve daha fazla açık anlamına geliyor.

Petrol fiyatının tahmin edilmesinin bu kadar zor olmasının temel nedeni, 2019 boyunca küresel ekonomiyi etkileyen ve Yeni Yıl’ın başında halen var olan faktörlerin aynen devam ediyor (ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı gibi) ve üçüncü yılına giriyor olması. İki ülke arasında alınan karşılıklı tarife değişikliği kararları küresel ticaretteki belirsizliği ve ekonomik aktiviteyi etkilemeye devam edecek.

2019 sonunda Başkan Donald Trump’ın Çin’in daha fazla Amerikan üretimi mal satın alma anlaşması karşılığında bazı tarifeleri azaltmayı kabul ettiği yönünde ateşkes belirtileri vardı. Ancak. bu “birinci faz” anlaşmasının devam edeceğine dair bir garanti yok. Çünkü Trump, ayrıca başkanlık seçimleriyle ilgili Amerikan halkının dikkatini taktiksel anlamda güncel tutmak durumunda. Aksine bazı uzmanların görüşüne göre, 2019 sonunda beliren olumlu girişime rağmen ABD-Çin ilişkilerinin 2020’de önemli ölçüde kötüleşebileceği de düşünülüyor.

Orta Doğu için ticaret savaşları, potansiyel olarak Çin’in ve Asya’nın geri kalanına, özellikle ABD’nin ham petrol konusunda kendi kendine yeterli olması nedeniyle, ham petrol ticaretini artırabilir. Doğuya doğru petrol satışlarına yönelik bir ticaret hacmi küresel üretim ve ticaret üzerindeki olumsuzlukları etkiler. Mevcut dengelerin korunması mı yoksa yeni arayışlar içinde olmak mı daha doğru?

Bu arada ABD, uçaktan şarap ve peynir satışlarına kadar değişen mallar üzerinde AB ve Avrupa ekonomileriyle ticari düşmanlıklara devam edebilir.

İngiliz genel seçim çoğunluğunun Brexit’i 2020’de ne pahasına olursa olsun sürdürmesi göz önüne alındığında, Avrupa her durumda zorlu bir yılla karşı karşıyadır.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson hükümeti ve AB arasında henüz ekonomik bir anlaşma yapılmadı. Sonuç ne olursa olsun, Avrupa ekonomilerine ne fayda sağlayacağını görmek zor.

Diğer büyük küresel ekonomiler de bir yıllık belirsizlikle karşı karşıya. Arjantin büyük bütçe açıkları ve amortisman ekonomisi ile mücadele ediyor, gelişmekte olan ülkeler mali kırılganlıklardan fazlasıyla etkileniyor ve Japonya hala on yıllardır süren düşük büyüme ve deflasyon mirası ile mücadele ediyor.

Körfez, The Gulf Cooperation Council (GCC), bölgesinde, ekonomik politika yapıcıları ayrışan güçlerle karşı karşıya. Bir yandan, finanse edilmesi gereken büyük projeler varken hükümetler, 2014 petrol fiyatı çöküşünün ardından, yıllarca süren durağan büyüme ve kemer sıkma sonrasında kamu harcamalarında dikkat etmesi gerektiğinin bilincinde.

Uluslararası ekonomik piyasalar, her zamanki gibi küresel ekonomik sahnede rol oynuyorlar. Dünya borsaları, finansal tarihte neredeyse benzeri görülmemiş bir on yıllık büyümenin tadını çıkardı.

Küresel ve bölgesel ekonomi önümüzdeki yıl önemli zorluklarla karşı karşıya. Politika yapıcıları liderlerin alacağı talihsiz kararların bu sorunları daha da zorlaştırmamasını umuyorlar.

The Bunkerist Gazette